Antalya il sınırları içindeki Finike ilçesinin yakınlarında, Elmalı – Finike kara yolunun üstünde yer alan Arykanda, sarp bir kaya yüzeyinin dibinden başlayan ve güneye eğimli beş büyük teras üzerine kurulmuş kadim bir Likya antik kentidir. Kentin adı, yerli Anadolu dillerinden biri olan Luvice'de “yüksek kayaların yakınındaki yer” anlamına gelen Luvice kökenli “Ary-ka-wanda” ifadesinden türetilmiştir. Adının sonundaki "-anda" eki kentin Anadolu kökenli olduğunu doğrulamaktadır. Tarihi Bakır Çağı'na kadar uzanan bu yerleşimin temellerinin en yeni araştırmalar ve nümismatik verilere göre MÖ 2000'li yılların başlarında atıldığı düşünülmektedir. Limyra ve Patara'da ele geçen Geç Kalkolitik ile Erken Bronz Çağı baltaları, bölgenin o dönemde yoğun bir şekilde iskan edildiğini göstermektedir.
Arkeolojik kanıtlar ve buluntular, kentte en eski kalıntıların MÖ 6. veya 5. yüzyıllara ait olduğunu ortaya koymaktadır. Arykanda'nın MÖ 3. yüzyılda tam anlamıyla bir şehir haline geldiği kabul edilmektedir. Bu dönemde agora, meclis binası olan bouleuterion, küçük bir stadyum, tapınaklar ve bir tiyatro gibi tipik Yunan anıtları inşa edilmiştir. Kentin antik dönemdeki zenginliğinin ticaret yollarından ve yakınlardaki ormanlardan elde edilen keresteden kaynaklandığı düşünülmektedir. Stratejik ve sarp konumu nedeniyle şehrin etrafını çeviren sur duvarları bulunmamaktadır; bilinen tek savunma özelliği, şehrin en yüksek noktasında yer alan tek bir gözetleme kulesidir.
Arykanda, Roma döneminde en parlak ve en zengin zamanını yaşamıştır. Ancak MS 3. yüzyılda meydana gelen şiddetli bir deprem kenti ağır bir şekilde hasara uğratmış ve kısmen terk edilmesine yol açmıştır. Buna rağmen kentin bazı bölümleri varlığını sürdürmeyi ve refahını korumayı başarmıştır. Erken Hristiyanlık bazilikaları, yerleşimin modern Arif köyünün güneyindeki yeni bir alana taşındığı MS 6. yüzyıl Bizans dönemine kadar inşa edilmeye devam etmiştir. Roma döneminde Likya eyaletinde yer alan Arykanda piskoposluğu, eyaletin başkenti Myra metropolitliğine bağlı bir yardımcı piskoposluk olarak faaliyet göstermiştir. 787 yılındaki İkinci İznik Konsili ile 879 yılındaki Fotiyen Konstantinopolis Konsili'ne Arykanda piskoposlarının katıldığı veya temsil edildiği bilinmektedir.
Kentin mimari kalıntıları akropol ve aşağı şehir olmak üzere iki ana bölüme ayrılmaktadır. Akropolde kentin Helenistik ve daha eski dönemlerine ait kalıntılar yer alır; bunların arasında Helios Tapınağı, meclis binası, yönetim binası olan prytaneion, dükkanlarıyla birlikte üst agora ve kazılmış evler bulunmaktadır. Aşağı şehir ise çoğunlukla Roma dönemi yapılarını barındırır. Bu alanda çeşitli boyutlarda yedi hamam yapısı dikkat çeker; en alttaki terasta yer alan anıtsal hamam kompleksi ve spor salonu kemer dizileriyle neredeyse sağlam kalmıştır. Nüfusun bu denli çok hamam için küçük olması, bu yapıların kıyıdan gelen turistler için bir çekim merkezi olduğu ihtimalini güçlendirmektedir. Ayrıca Beydağı'ndan su taşıyan bir su kemeri de bu hamamları beslemiştir.
Aşağı şehirdeki diğer önemli anıtsal yapılar arasında Aşağı Agora, Odeon, stadyum, tiyatro ve tapınaklar yer alır. Geniş ve düz bir alana sahip Aşağı Agora'nın doğusunda dükkanlar bulunurken, ortasında Tyche Tapınağı'nın kalıntıları uzanmaktadır. MÖ 1. yüzyılda inşa edilen ve mükemmel bir durumda günümüze ulaşan tiyatro, 20 oturma sırasına sahiptir ve koruyucu tenteleri destekleyen delikler barındırır. MS 2. yüzyıla tarihlenen Odeon ise renkli mermer kaplamaları ve İmparator Hadrianus'un portresini içeren başlık bloğuyla oldukça süslü bir yapıdır. Hellenistik döneme ait stadyum, tiyatronun üzerinde yer alır ve tek tarafında oturma yerleri bulunan 106 metre uzunluğunda bir koşu parkurudur. Alanda ayrıca İmparator Trajan'a adanmış bir tapınak ile tonozlu mezarlar ve lahitler barındıran doğu ve batı nekropolleri bulunmaktadır.
Antik kentin yapılaşma düzeni Şahinkaya olarak bilinen sarp kayalığın güneye eğimli teraslarına dayanır. En üst terasta koşu pisti bir noktadan sonra trapez şeklini alan stadion bulunur; bunun bir alt terasında ise tiyatro yer alır. Tiyatronun altındaki terasta ise merdivenli yolla ulaşılan odeon ve U harfi yaparak agorayı çevreleyen portiko yer alır. Resmi ve özel yapıların yanı sıra, kentte mezar binaları ve nekropoller geniş bir alan kaplar. İngiliz araştırmacı Charles Fellows tarafından 1838 yılında keşfedilen Arykanda, Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cevdet Bayburtluoğlu'nun uzun yıllar süren kazı çalışmalarıyla bilim dünyasına kazandırılmış ve adı onunla özdeşleşmiştir.
2018 yılı kazı sezonunda akropolis içinde, kuzeyi sınırlayan dik kayalığın önündeki üst terasta gerçekleştirilen çalışmalar, konutun anakayaya oyulmuş birimlerden oluştuğunu göstermiştir. Dikdörtgen planlı orta mekanın kazısında bronz kabzalı demir hançer ve MS 244-249 yıllarına tarihlenen bir Roma eyalet sikkesi in-situ olarak ele geçmiştir. Bu mekanın zemin dolgusunda Makedonya, Ptolemaios ve Seleukos krallıklarına ait sikkeler ile Geç Klasik ve Helenistik dönem siyah astarlı seramik parçaları bulunmuştur. 2017 yılında ise MS 5. yüzyıla tarihlenen, sekiz odalı, özel hamama, ticari umumi hamama ve manzaralı havuzlu bir avluya sahip prestijli bir Roma evi keşfedilmiştir; Pierus adlı sahibinin adı taban mozaiğinde okunmuştur.
Günümüzde yerleşik bir piskoposluk merkezi olmayan Arykanda, Katolik Kilisesi tarafından unvanlı piskoposluk olarak listelenmektedir. 1921 yılında ismen yeniden ihya edilen bu titüler makam günümüzde boştur. Ziyaretçiler bugün Arykanda'ya geldiklerinde, sarp dağ yamacına kademeli olarak yerleştirilmiş anıtsal hamamları, sağlam durumdaki tiyatroyu, agoraları, meclis binasını ve nekropol kalıntılarını izleyebilirler. Kentin erken terk edilmesi ve sarp coğrafi konumu, günümüze kadar etkileyici bir mimari bütünlükle ulaşmasını sağlamıştır.
Wikimedia research dossier · Son kontrol: 2026-09-09 15:39:38


