İçerik durumuKaynaklarla doğrulandıWikimedia research dossier · Son kontrol: 2026-09-11 20:27:06

Hemaksia ya da antik adıyla Hamaxia, tarihi kaynaklarda ve coğrafi kayıtlarda yer alan, Pamfilya'nın doğusu ile Kilikya'nın batı sınırında konumlandığı belirtilen antik bir kasabadır. Stadiasmus Maris Magni adlı eserde, Korakesion'un batısında yer alan Anaxion, Anaxium veya Amaxian adlarıyla anılan yerleşimle aynı yer olduğu ihtimali üzerinde durulmaktadır. Coğrafi konumu ve liman özellikleri nedeniyle antik dönem yazarlarının dikkatini çeken bu yerleşim yeri, günümüzde Elikesik Köyü sınırları içerisinde bulunmaktadır.

Antik coğrafyacı Strabon'un aktardığına ve sözlü gelenek ile tarihsel anlatılara yansıyan bilgilere göre, Hemaksia kasabası Roma'nın kudretli komutanı Marcus Antonius tarafından Mısır Kraliçesi Kleopatra'ya verilmiş olan hediyeler arasında yer almaktadır. Bu rivayet, kasabanın adının Roma'nın aşk ve iktidar mücadelesiyle anılan en romantik ve ihtişamlı efsanelerine karışmasına neden olmuştur. Antonius'un Kleopatra'ya duyduğu hayranlığın ve bu coğrafyayı ona armağan edişinin izleri, bugün dahi bölgenin adıyla birlikte anılmaktadır.

Strabon'un aktarımlarında kasabanın en belirgin özelliklerinden birinin, gemi yapımı için mükemmel kalitede ve bol miktarda bulunan sedir ağaçları olduğu belirtilir. Aynı zamanda gemiler için elverişli bir demirleme yerine sahip olan Hemaksia, kereste üretimi açısından stratejik bir öneme bürünmüştür. Sedir ormanlarının gölgesinde şekillenen bu antik yerleşim, denizcilik ve gemi inşası için aranan ahşabın sağlandığı efsanevi bir merkez olarak öne çıkmıştır.

Kentin tarihçesine bakıldığında, Roma öncesi dönemde de iskân edildiği düşünülmekle birlikte, ele geçen yazıtlar ışığında MÖ 3. yüzyıldan önce resmi bir kent statüsüne erişemediği anlaşılmaktadır. MS 2. ve 3. yüzyıllarda ise komşu yerleşim Korakesion'a bağlı küçük bir kasaba halinde varlığını sürdürmüştür. Kentte keşfedilen yazıtlarda Hermes'in simgesi olan Kaduceus ambleminin yer alması, bu dağlık yerleşimde Hermes adına kurulmuş bir tapınağın bulunduğuna işaret etmektedir.

Dağlık ve engebeli bir araziye kurulmuş olan Hemaksia'nın en tepe noktasında rektogonal yani düzgün kesme taşlardan inşa edilmiş sağlam bir kule yükselmektedir. Helenistik dönemin mimari karakterini taşıyan bu kalıntıların yanı sıra, önünde su havuzu bulunan antik bir çeşme de kentin dikkat çeken yapıları arasındadır. Yarım daire planlı, günümüze kadar ayakta kalmayı başarmış oturma sıralarıyla donatılmış geniş bir eksedra, dini yapı kompleksi ve nekropol alanı kentin kalıntılarını tamamlamaktadır.

Günümüzde ören yerine gelen ziyaretçiler, antik kalıntıları incelemenin yanı sıra kentin deniz bakan yamacından muhteşem bir manzara ile karşılaşmaktadır. Açık ve pusun bulunmadığı havalarda Gazipaşa'dan Manavgat'a kadar uzanan 100 kilometreden uzun Akdeniz kıyı şeridini ve Alanya'yı yukarıdan seyretmek mümkündür. Ziyaretçiler için ücretsiz olan bu antik alan, hem tarihi dokusu hem de doğanın sunduğu olağanüstü panoramik manzarayla buluşma noktası olmaya devam etmektedir.

TürEfsane
Şehir alanıAlanya
DurumKaynaklarla doğrulandı