Antalya ilinin Serik ilçesine bağlı Belkıs köyünde yer alan Aspendos, Pamfilya'nın en zengin ve mamur antik şehirlerinden biridir. Coğrafyacı Strabon ve Pomponius Mela kentin Agruslularca kurulduğunu kaydederken, modern yerleşim verileri kentin MÖ 10. yüzyılda Akalar tarafından kurulduğunu göstermektedir. Yerli Anadolu diline dayanan Aspendos adı ve bölgedeki erken dönem izleri, kentin köklü geçmişini ortaya koymaktadır.
Önemli bir ticaret yolu üzerinde yer alması ve Köprüçay Irmağı ile limana bağlanması, Aspendos'u her çağda cazibe merkezi haline getirmiştir. MÖ 5. yüzyılın ilk çeyreğine kadar Pers hâkimiyetinde kalan kent, MÖ 467 yılında Eurymedon Savaşı'na sahne olmuştur. Tarihçi Thukydides, bu dönemde Köprüçay'ın Aspendos'a kadar ulaşıma elverişli olduğunu ve kentin tuz, yağ ve yün ticaretinden büyük bir zenginlik elde ettiğini belirtmektedir.
MÖ 546 yılında Pers hâkimiyetine giren kent, kendi adında sikke darbetmeye devam etmesi sayesinde geniş bir özgürlüğe sahip olmuştur. MÖ 467'deki Eurymedon Savaşı'nın ardından Delos Birliği'ne katılan Aspendos, MÖ 411'de yeniden Persler tarafından ele geçirilmiştir. MÖ 389'da Atinalı komutan Thrasybulus'un şehirden haraç istemesi üzerine Aspendoplular ile aralarında çatışma çıkmış, komutan çadırında öldürülmüştür.
Büyük İskender, MÖ 333 yılında Perge'yi ele geçirdikten sonra Aspendos'a yürümüş, vatandaşlar asker barındırmamak koşuluyla vergi ve at ödemeyi kabul etmiştir. Ancak halkın bu anlaşmayı onaylamaması üzerine İskender şehre dönmüş ve sert koşullar dayatarak kente Makedon garnizonu yerleştirmiştir. Helenistik dönemin ardından MÖ 190'da Romalılara teslim olan kent, yolsuzluklarıyla bilinen praetor Verres tarafından sanat hazinelerinden soyulmuştur.
Aspendos'un en görkemli yapısı, dünyada sahnesi ile günümüze ulaşabilen en sağlam Roma açık hava tiyatrosudur. MS 2. yüzyılda Antoninus Pius döneminde yapımına başlanıp Marcus Aurelius zamanında tamamlanan tiyatro, kentin yerli tanrıları ile imparator ailesine sunulmuştur. Mimarı Aspendoslu Theodorus'un oğlu Zenon olan yapı, yaklaşık 96 metre çapındadır ve kökeni yerel efsanelere dayanan halk hikâyelerinde kralın kızıyla evlenme yarışına konu olmuştur.
Kentin su ihtiyacını karşılamak üzere inşa edilen Aspendos su kemeri, dönemin mühendislik başyapıtları arasındadır. MS 2. yüzyıl ile 3. yüzyıl sonları arasında yapıldığı düşünülen sistem, ters sifon teknolojisi kullanarak vadileri aşmıştır. Yazıtlarda Tiberius Claudius Italicus tarafından finanse edildiği belirtilen su kemeri, kireç taşı bloklar ve özel harçla örülmüş kuleler vasıtasıyla su taşımıştır.
Aspendos, antik dünyada geniş bir sikke yelpazesine sahip en önemli merkezlerden biridir. MÖ 5. yüzyıldan itibaren darbedilen gümüş staterlerde ön yüzde boğuşan güreşçiler, arka yüzde ise triskeles veya sapancı figürleri yer almıştır. Sikke üzerindeki yazılarda kentin orijinal Anadolu dilindeki adı olan ΕΣΤFΕΔΙΙΥΣ formları görülmektedir; bu sikkelerin bolluğu kentin ticari gücünün kanıtıdır.
Roma döneminde Philostratus tarafından Pamfilya'nın üçüncü kenti olarak anılan Aspendos, Bizans döneminde Primopolis adıyla bilinmiş ve gerileme sürecine girmiştir. Bizans döneminde ve sonrasında gücünü korumaya çalışan kentte, Selçuklular tiyatroyu kervansaray ve saray olarak kullanmış, Eurymedon Köprüsü'nü yeniden inşa etmişlerdir.
Günümüzde Aspendos, antik tiyatrosu ve su kemerleriyle binlerce yerli ve yabancı turisti kendine çekmektedir. Antik tiyatro, günümüzde de uluslararası konserlere, etkinliklere ve 1994'ten bu yana her yıl düzenlenen Aspendos Uluslararası Opera ve Bale Festivali'ne ev sahipliği yapmaya devam etmektedir.
Wikimedia research dossier · Son kontrol: 2026-09-09 15:40:26


