Etenna antik kenti, tarih sahnesinde ilk kez Polybius'un yazılarında, MÖ 218 yılında Seleukos'a yardım etmek amacıyla 8.000 ağır zırhlı piyade, yani hoplit sağlayan sarp dağ halkının yurdu olarak yer alır. Antik dönem yazarları tarafından başlangıçta Pisidya'ya ait kabul edilen bu yerleşme, geç Roma döneminde Pamphylia Prima eyaletine dahil edilmiştir. Manavgat'ın kuzeyinde, denizden 900 metre yükseklikte çam ormanları arasına gizlenmiş bu dağ kenti, yöre halkı tarafından "Dedekalesi" olarak anılmaktadır.
Kentin adı ve konumu uzun süre bilim insanları arasında tartışılmış, Ruge kenti Pamfilya kenti olarak gösterirken Aulock ise Etenna'nın Selge'den sonra sikke basan önemli bir Pisidya merkezi olduğunu kaydetmiştir. 1984 yılında gün ışığına çıkan yeni bir yazıt, bu sarp yayla yerleşiminin adının kesin olarak Etenna olduğunu kanıtlamıştır. Klasik Yunan dönemine ait çanak çömlek parçaları ve bölgede basılan yoğun sikke varlığı, kentin kimliğini doğrulayan en somut kalıntılar arasındadır.
Etenna, Side'yi İç Anadolu'ya bağlayan antik Side-Kesik Beli Yol Sistemi üzerinde stratejik bir duraktır. Bu kadim yol sistemi Side'den başlar, Naras Köprüsü'nü aşarak B.Şıhlar Köyü yakınlarındaki Seleuceia'ya uzanır, ardından Sırtköy'de yer alan Etenna'dan geçerek İbradı ve Gembos Ovası üzerinden Beyşehir'e ulaşır. Kentin coğrafi konumu, kıyı ile iç kesimler arasındaki ticari ve kültürel bağların sağlanmasında köprü rolü oynamıştır.
Yöre halkının Dedekalesi adını verdiği akropol alanı, kıyıdaki antik kentlerden farklı olarak belirgin bir Pisidya karakteri sergiler. Henüz sistematik bir kazı çalışması geçirmemiş olan bu dik yamaçlı harabeler arasında, kenti çevreleyen surlar, kapalı bir sarnıç, kaya mezarları ve hamam kalıntıları dikkat çeker. Kentin güney kısmında ise seçkin ya da yüceltilmiş bir ölü için inşa edilmiş anıt mezar niteliğindeki bir heron yükselmektedir.
Agora alanından doğuya doğru ilerlendiğinde, şehir surlarının hemen dibinde Bizans dönemine tarihlenen ve mahkeme salonu olarak kullanıldığı anlaşılan dörtgen planlı bir bazilika yer alır. Bu anıtsal yapının yanı sıra kalıntılar arasında ikinci bir bazilika ve bir kilise yapısının izleri de mevcuttur. Bu yapılar, kentin geç Roma ve Bizans evrelerinde dini ve idari işlevlerini sürdürdüğünü göstermektedir.
Antik dönemin ardından Etenna, Hristiyanlık tarihi içerisinde Side metropolitliğine bağlı bir piskoposluk merkezi olarak varlığını korumuştur. Kilise hiyerarşisinde Pamphylia Secunda eyaletinin başkenti Side'ye bağlı bir yardımcı piskoposluk olan Etenna'nın konsillere katılan piskoposları belgelerde yer bulmuştur. 381 yılındaki Birinci Konstantinopolis Konsili'ne Troilus, 431'deki Efes Konsili'ne Eutropius, 451'deki Kalkedon Konsili'ne Eudoxius, 787'deki İkinci İznik Konsili'ne Ioannes ve 879'daki Konstantinopolis Konsili'ne Petrus katılmıştır.
Günümüzde yerleşik bir piskoposluk merkezi olmasa da Etenna, Katolik Kilisesi tarafından unvan piskoposluğu olarak listelenmeye devam etmektedir. Bu unvanı taşıyan din adamları arasında inancı uğruna şehit edilen Francis Xavier Ford, James Byrne, Thomas Holland ve Henri-Louis-Marie Mazerat gibi isimler yer almıştır. Tarihsel kayıtlarda adı geçen Cotenna kasabasının Etenna ile aynı yer olup olmadığı tartışılmış, ancak Notitiae Episcopatuum listelerinde iki yer ayrı ayrı gösterilmiştir.
Bugün Antalya'nın Manavgat ilçesine bağlı Sırtköy sınırları içinde yer alan Etenna, çam ormanlarının gölgesinde ziyaretçilerini beklemektedir. Modern köyün 250 ila 500 metre kuzeyindeki dik yamaçta sessizliğe bürünen bu harabeler; surları, kaya mezarları, bazilikaları ve sarnıçlarıyla geçmişin izlerini sürmek isteyenler için keşfedilmeyi bekleyen gizemli bir dağ durağı olmayı sürdürmektedir.
Wikimedia research dossier · Son kontrol: 2026-09-09 15:41:30


