İçerik durumuKaynaklarla doğrulandıWikimedia research dossier · Son kontrol: 2026-09-09 15:41:58

Faselis antik kentinin kuruluşu hakkındaki en net bilgiler M.Ö. 690 yılını işaret etmektedir. Kent, Rodoslular tarafından bir koloni olarak kurulmuş ve coğrafi konumu ile doğu Likya'nın en önemli liman kenti olma özelliğini kazanmıştır.

Kuruluşundan itibaren Yunanistan, Asya, Mısır ve Fenike arasında önemli bir ticaret merkezi haline gelen kent, biri yarımadanın kuzeyinde, diğeri kuzeydoğuda ve üçüncüsü güneybatı kıyısında olmak üzere üç ana limana sahip olmasıyla öne çıkmıştır.

Antik dönemde limanların kutsal bir öneme sahip olduğu bilinmektedir. Efsaneye ve geleneklere göre, limandaki denizciler Tanrı'ya minnettarlıklarını göstermek için çiçekler, bal peteği, tütsü ve çeşitli baharatları kil kaplara koyarak Faselis Koyu'na atarlardı.

Tarih boyunca el değiştiren kent, M.Ö. 5. yüzyılda Perslerin, 4. yüzyılda Karya Satrabı Mausolos'un ve komşu kent Lmyra’nın Kralı Perikles’in egemenlikleri altında kalmıştır. En renkli sayfalarından biri ise M.Ö. 333 yılında Büyük İskender'i altın taçla karşılamalarıdır.

Sözlü geleneklerde ve tarihi kayıtlarda kentin baş tanrıçasının savaşın ve bilgeliğin tanrıçası Athena olduğu yazılmaktadır. Henüz tam olarak bulunmamış olan Athena Tapınağı'nın, akropol tepesindeki ormanlık alanın altında yattığı düşünülmektedir.

Kentte ayrıca efsanevi bir detay olarak, Achilles'in mızrağının Faselis'teki Athena Tapınağı'nda sergilendiği rivayet edilmiştir. Bu tür mitolojik motifler, kentin antik dönemdeki dini ve kültürel önemini pekiştirmiştir.

M.Ö. 1. yüzyılda komşu kent Olimpos ile birlikte korsanların talanlarına maruz kalan kent, Zekenites adlı korsanın denetimine girmiş, ancak M.Ö. 77 veya 76 yıllarında Romalı komutan Publius Servilius Vatia Isauricus tarafından kurtarılmıştır. M.Ö. 43'te Roma egemenliğine girmesiyle birlikte kentte yeniden yapılaşma dönemi başlamıştır.

Günümüze ulaşan en anıtsal yapılar arasında kentin su ihtiyacını karşılayan su kemerleri yer almaktadır. Kuzeydeki tepede bulunan kaynaktan su getiren bu kemerler, kent merkezi ile 70 metre yükseklikteki plato arasında su kanallarıyla bağlanmıştır.

Kent meydanında yer alan büyük ve küçük hamam kalıntıları, Roma döneminin gelişmiş ısıtma sistemleri hakkında somut bilgiler sunmaktadır. Ayrıca caddenin güney ucunda Hadrian Su Yolu Kapısı yükselmektedir.

Bizans döneminde Hristiyanlık inancının bir piskoposluk merkezi haline gelen Faselis, Mira'ya bağlı bir yerleşim olarak öne çıkmış; 451 yılındaki Kalkedon Konsili'ne piskopos Fronto katılmıştır.

Zaman içinde korsan tehditleri, Arap gemilerinin saldırıları ve 11. yüzyıldaki yoksullaşma süreçleriyle liman önemini yitirmiştir. Selçukluların Alanya ve Antalya limanlarına odaklanmasıyla kent tamamen terk edilmiştir.

Bugün Olimpos Beydağları Millî Parkı sınırları içinde yer alan Faselis, çam ve sedir ormanları arasında ziyaretçilerini ağırlamaktadır. Dünyada yalnızca bu ören yeri içinde yetişen "Lathyrus phaselitanus" adlı baklagil türü nisan ve mayıs aylarında burada açmaktadır.

Ziyaretçiler günümüzde antik kentin Kuzey Limanı, Savaş Limanı ve Güneş Limanı kalıntıları arasında yürüyüş yapmakta, 24 metre genişliğindeki antik caddeyi gezmekte ve kalıntıların gölgesinde denizin tadını çıkararak geçmişin izlerini sürmektedir.

TürEfsane
Şehir alanıKemer
DurumKaynaklarla doğrulandı